İndir
0 / 0
734115/09/2015

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Âişe’ye elinin kesilmesi için bedduâ etmiş midir?

Soru: 234379

Ben, 16 yaşında müslüman bir kızım. Allah’a hamd olsun ben, Râfızîlerin şüphelerine cevap verebiliyorum. Fakat bana gösterdikleri bir hadise cevap vermeyi bilemedim. Hadis şu: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, mü’minlerin annesi Âişe’ye elinin kesilmesi için bedduâ etti.”

Bu hadisin açıklaması nasıldır?

Allah'a hamdolsun ve peygamberine ve ailesine salat ve selam olsun.

Cevap:

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

Âişe’nin -Allah ondan râzı olsun- kıssası, birden
fazla hadis kaynaklarında açık sahih isnadlarla gelmiştir.

Nitekim Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre o şöyle demiştir:

دَخَلَ عَلَيَّ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
بِأَسِيرٍ، فَلَهَوْتُ عَنْهُ، فَذَهَبَ، فَجَاءَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: مَا فَعَلَ الْأَسِيرُ؟ ، قَالَتْ : لَهَوْتُ عَنْهُ
مَعَ النِّسْوَةِ فَخَرَجَ، فَقَالَ: مَا لَكِ؟ قَطَعَ اللهُ يَدَكِ، أَوْ
يَدَيْكِ، فَخَرَجَ، فَآذَنَ بِهِ النَّاسَ، فَطَلَبُوهُ، فَجَاؤُوا بِهِ،
فَدَخَلَ عَلَيَّ وَأَنَا أُقَلِّبُ يَدَيَّ فَقَالَ:مَا
لَكِ، أَجُنِنْتِ؟قُلْتُ: دَعَوْتَ
عَلَيَّ، فَأَنَا أُقَلِّبُ يَدَيَّ، أَنْظُرُ أَيُّهُمَا يُقْطَعَانِ، فَحَمِدَ
اللهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ، وَرَفَعَ يَدَيْهِ مَدًّا وَقَالَ: اللهُمَّ إِنِّي
بَشَرٌ، أَغْضَبُ كَمَا يَغْضَبُ الْبَشَرُ، فَأَيُّمَا مُؤْمِنٍ أَوْ مُؤْمِنَةٍ دَعَوْتُ
عَلَيْهِ، فَاجْعَلْهُ لَهُ زَكَاةً وَطُهُورًا.
[روى الإمام أحمد في مسنده]

“Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanında bir esirle yanıma geldi. Ben, (yanıma gelen kadınlarla konuşurken
dalmış ve) esiri unutmuştum. Durumu fark edip
fırsatını bulan adam ise aradan sıvışıp
kaçıvermişti.

Bir süre sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tekrar
gelince:

-Esir ne yaptı (nereye gitti)? Diye sordu.

Âişe (boynunu büktü ve üzülerek):

-Kadınlarla birlikte ben de dalıp
gitmişim! dedi.

Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-
ona:

-Hay Allah senin elini veya iki elini kessin! Diye bedduâ
edip dışarı çıktı.

İnsanlar arasında onun yakalanmasını
istedi. Esiri aramaya başladılar. Nihayet esiri yakalayıp
getirdiler.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanıma
girdiğinde ben ellerimi evirip çeviririyordum. Bunun üzerine bana:

-Sana ne oluyor? Sen delirdin mi? dedi.

Ben:

-Bana bedduâ ettin ya;
ellerimden hangisi kesilecek diye bakıp duruyorum! Dedim.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah’a hamd
edip senâda bulundu ve ellerini yukarı kaldırarak şöyle duâ
etti:

-Allahım! Ben bir beşerim ve bir beşer
gibi ben de öfkelenirim. Erkek ve kadın hangi mü’mine bedduâ etmişsem, bunu sen,
onun için maddî ve manevi kirlerden arındıracak bir temizlik vesilesi
kıl!”İmam
Ahmed Müesnedi, c: 40, s: 303

Bu hadiste, birçok yönden annemiz Âişe’yi -Allah ondan
râzı olsun- ayıplayan bir kusur ve noksanlık yoktur.

Birinci yönü:

Bu kıssada ne Âişe -Allah ondan râzı olsun- kendisi,
ne de onun yanına gelenler, onun dînini ve takvâsını
ayıplayan bir şey görmüştür. Dolayısıyla bu
kıssayı haber veren kişi, bizzat Âişe’nin -Allah
ondan râzı olsun- kendisidir. İşte bu, kısada geçen
şeyin normal bir olay olduğuna delâlet eder. Yoksa bu olayda
Âişe’nin -Allah ondan râzı olsun- dîni ile ilgili hiçbir
şey yoktur.

İkinci yönü:

Bu kıssada Âişe’nin -Allah ondan râzı olsun-
menkıbesi vardır. Zirâ Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, onu
ürküten bedduânın yerine ona rahmet, fazîlet ve günahlarından
temizlenmesi için duâ etmiştir.

Nitekim olayın sonunda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:

“Allahım! Ben bir
beşerim ve bir beşer gibi ben de öfkelenirim. Erkek ve
kadın hangi mü’mine bedduâ
etmişsem, bunu sen, onun için maddî ve manevi kirlerden
arındıracak bir temizlik vesilesi kıl!”

Üçüncü yönü:

Bu hadiste annemiz Âişe’ye -Allah ondan râzı olsun- büyük
bir müjde vardır. Şöyle ki: Annemiz Âişe -Allah ondan
râzı olsun-, Allah Teâlâ katında îmân ehlindendir. Çünkü Nebi
-sallallahu aleyhi ve sellem- hadisin sonunda şöyle buyurmuştur:

“…Erkek ve kadın hangi mü’mine bedduâ etmişsem, bunu sen,
onun için maddî ve manevi kirlerden arındıracak bir temizlik vesilesi
kıl!”

Dördüncü yönü:

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hadiste Âişe’nin -Allah
ondan râzı olsun- bu bedduâyı hak etmediğini, ona bedduâ
etmesinin hiçbir şer’î sebebinin olmadığını, insan
oluşu gereği (hata ederek) bunu yaptığını
kendisine açıklamış, bu bedduâdan vazgeçmiş ve
günahlarına keffaret olması için ona duâ etmiştir.

Annemiz Âişe’ye -Allah ondan râzı olsun- yapılan
birinci duâda (yani bedduâda) duâsına icâbet olunmamış,
dolayısıyla eli kesilmemiş, Âişe -Allah ondan
râzı olsun- vefat ederken de kendisine bu bedduâdan bir şey isabet
etmemiştir. Bu ise, hadisin sonunda onu îmânla müjdelemekte ve ona
hayır duâ etmektedir.

Annemiz Âişe’nin -Allah ondan râzı olsun- fazîletini ispat
eden onlarca hadisi ile pak ve temizden başka bir şeyi sevmeyen Nebi -sallallahu
aleyhi ve sellem-‘in ona olan aşırı sevgisini görmezden gelip
onu ayıplamaya ve karalamaya çalışan bu kimselere hayret
ediyoruz. Oysa bu gibi hadisler, gerçekte annemiz Âişe -Allah ondan
râzı olsun- için bir menkıbedir. Ama onlar, düşünemeyen bir
topluluktur.

İkincisi:

Dalâlet ehli ile tartışırken ve onların
şüphelerini dinlerken, onlara ancak dînî ilimde bir pâyeye ulaşan ve
bu şüphelere cevap verebilecek güce sahip olan kimsenin cevap vermesi,
daha güzel ve yerinde olur.

Bir müslüman, dînî ilimde bir pâyeye
ulaşmamışsa, dalâlet ehlinin şüphelerine kulak vermesi
doğru değildir.

Nitekim selef-i salih, bid’at ehli ile oturmayı ve
onların sözlerine kulak vermeyi yasakladıkları bilinen bir
bir şeydir. Şüphesiz sizin durumunuza ve yaşınıza en
uygun olanı, dîninizi ve peygamberinizin sünnetini öğrenmeye
gayret etmeniz ve bu yol üzere sebat göstermenizdir. Bid’at ehlinden yüz
çevirin, onların sözlerine kulak vermeyin ve bu gibi şüphelere
cevap verebileceğiniz bir ilme sahip oluncaya kadar onlarla
tartışmayın.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Kaynak

İslam Soru-Cevap Sitesi

at email

e-posta hizmetine katılım

Yeni bilgiler ve güncellemelerden haberdar olmak için e-posta hizmetimize katılmanızdan dolayı memnuniyet duyarız

phone

İslam Soru & Cevap Uygulaması

İçeriğe daha hızlı erişim ve internet olmadan gezinme yeteneği

download iosdownload android
at email

e-posta hizmetine katılım

Yeni bilgiler ve güncellemelerden haberdar olmak için e-posta hizmetimize katılmanızdan dolayı memnuniyet duyarız

phone

İslam Soru & Cevap Uygulaması

İçeriğe daha hızlı erişim ve internet olmadan gezinme yeteneği

download iosdownload android